AIDS- HIV Enfeksiyonu
İngilizce olarak Acquired Immune Deficiency Syndrome olarak adlandırılan ,bir RNA virüsü olan HIV ile bulaşır .HIV-1 ise tüm dünyada yaygın görülen tipidir.Saptandığı ilk yıllar homoseksüel hastalığı denilmiş ancak ilk kez 11 yaşındaki bir çocukta da tanı konmasıyla kan,vücut sıvıları ile temasla da bulaşabileceği görülmüş.HIV virüsü bir insana bulaştığı zaman vücudun mikroplara karşı koyma yeteneğini sağlayan bağışıklık sistemini etkileyip yok eder ve bağışıklık sistemi çöker.Bağışıklık sistemimiz yok olduğu zaman da vücudumuz çeşitli hastalıklara ve mikroplara karşı gelemez ve hastalıklara açık hale gelir.Kanser de dahil olmak üzere ölüme yol açabilecek bir çok hastalığa zemin hazırlar.Ancak her HIV(+)bireye AIDS döneminde diyemeyiz,ilerlemiş immun yetmezlik durumunda görülen ek hastalıklarla bundan söz edilir.Bronş,akciğer,trakeada görülen kandida türü mantar enfeksiyonu,tekrarlayan pnömoniler,tüberküloz,servikal kanser,kaposi sarkomu,lenfoma,HIV’e bağlı ensefalopati(beyin hastalığı),yemek borusu ve akciğeri tutan HSV enfeksiyonu gibi hastalıklar tanımlayıcıdır.
Virusun vücudumuza girmesiyle virus antijenlerine karşı vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur.Kanda oluşan bu antikorlar(anti-HIV antikorları) ELISA testi ile saptanır.Anti hiv antikorlarının elisa yöntemi ile ölçülebilmesi için 3 aylık bir sürece ihtiyaç vardır.HIV virüsü kaptığınızdan şüpheleniyorsanız 3 aylık bir sürece ihtiyaç vardır.Ancak 3 ay sonra test yaptırabilirsiniz.3 ay sonra belirli sağlık kuruluşuna gidip testi yaptırdıysanız sonuç da pozitif çıkıyorsa kanınızda HIV virüsü var demektir.Fakat bazı durumlarda HIV testi sağlıklı sonuç vermemektedir ve negatif olsa da pozitif gösterdiği görülebilmektedir.15.aya kadar bebeklerde de anneden gelen antikorlar yalancı pozitifliğe neden olabilir.Bu yüzden kesin sonucu görmek için Western Blot,LIA(line immunassay) ,IFA(indirekt immunflorasan testi) denilen bir testler ile HIV kapıp kapmadığını doğrulamak gerekir. Herhangi bir tetkik yapılmamışsa hastalığın bulaştığını tespit etmek mümkün değildir.Ancak son zamanlarda hem antijen hem de antikor özelliği olan HIV combo tarama testleri de bulunmuş durumda.15 günden sonra bu enfekyon için tanı koyma imkanı olabilmektedir.HIV PCR testi de HIV combo testi ile aynı olmakla birlikte 15 gün sonra hiv testi yaptırabilmektesiniz.
Devlet hastanelerinde, üniversite hastanelerinin mikrobiyoloji laboratuvarlarında, özel laboratuvarlarda ve sigortada Aids Anti-HIV testini yaptırabilirsiniz.
Enfeksiyon Belirtileri
Başlangıç döneminde(2-6 hafta içinde) hastaların yaklaşık yarısında yorgunluk,deride döküntü,gece terlemeleri,baş ağrısı,kusma görülebilen belirtilerdir.Sonrasında hastalık belirtisi gözlenmeyen sessiz döneme girer.Virus savunma hücrelerine saldırdıkça yeni hastalıklara zemin hazırlar ve onların belirtileri gözlenmeye başlar.AIDS belirtileri kişinin yaşam olanakları ve vücut direncine göre 3-15 yıl hatta bazen daha fazla süre sonra ortaya çıkabilmektedir.HIV virüsü damarlarımızda dolaşan kan hücrelerine yerleşerek çoğalırlar.Hiv virüsü özellikle CD4T lenfositleri hedef alır,CD4T hücreleri azalır ve vücut direnci ve bağışıklık sistemimiz yıkıma uğrar ve yavaş yavaş öldürür.Vücut direnci azaldığı zaman insan üzerinde hafif ve ender rastlanan hastalıklar görülmeye başlar.Bunun sonucunda ağız ve deride uçuklar çıkmaya başlar, lenf bezlerinde büyümeler meydana gelir, pamukçuk, yara ve lekeler, sebepsiz uzun süreli ateşler ve akciğer hastalıkları boy göstermeye başlar.Bu belirtilerin ancak birtanesinin bir arada bulunması durumunda AIDS tanısı koyabilirsiniz.Ancak kesin tanı için Anti-Hiv testi yaptırmalısınız.
Hastalık nasıl bulaşır?
*Korunmasız cinsel ilişki ile( aynı/karşı cins ilişkileri),
*Virus bulaşmış(hasta) kan veya doku ile temas edilmesi sonucu açık yüzeyli yara,kesik,sıyrık vb.den virus alınması
-uyuşturucu kullananların hastanın kullandığı enjektörü kullanması, bıçağına hastanın kanından bulaşan berberin aynı bıçağı steril hale getirmeden başkasında kullanması,manikür-pedikür aletlerinin,diş fırçasının ortak kullanımı,dövme yaptırma gibi nedenler
*Kan nakli ile
*İğne,enjektör batması( en sık karşılaşılan)ile
*Hamile anneden bebeğe geçiş,anne sütüyle geçiş,doğum sırasında anne-bebek kanı karışmasıyla geçiş olabilir.
HIV nasıl bulaşmaz ?
*Böcek sokmasıyla
*Tokalaşmak,öpüşmek,ortak tuvalet kullanmayla
*Havuzda denizde yüzmeyle
*Ortak tabak,çatal kullanma,sigarasını içmeyle
*Tükürük ve gözyaşı salgısı temasıyla
bulaş görülmez.
* Günümüzde HIV’e karşı geliştirilmiş aşı bulunmamaktadır.Anti Hiv Testi Nerede Yapılır
AIDS Hiv-Virüsü için Şifalı Bitkiler
Önemli Uyarı : Size vereceğim bitkileri denemeden önce mutlaka doktorunuza danışınız.Sizinle yararlı olacak bazı bitkileri paylaşacağım.
Soğan : Yiyeceğiniz yemeklerde sık sık soğan tüketmekte fayda vardır.Soğan insan vücudundaki direnci artıran güçlü bir antioksidandır.
Sarımsak : Uzman doktorlar sarımsağın aids, zatürre ve herpes gibi virüslere karşı etkili olduğunu kanıtlamışlardır.Sarımsağın içinde bulunan ajoen bileşiğinin hiv virüsünü vücutta yavaşladığını ispat etmişler.Günde 5-6 diş sarımsak yemek vücut direncini artırıp virüslerden korunmamıza yardımcı olacaktır.
Meyan Kökü : Bu bitkiyi çiğneyerek yada çayını içerek tüketebilirsiniz.Meyan kökünün içinde bulunan glycyrrhizin bileşeni, virüsün sağlıklı hücrelere siyaret ederek genetik özelliklerini değiştirmeleri gibi bir çok viral çoğalma sürecini engelleyici özelliğe sahiptir.Bu yüzden meyan kökü çayı bir çok virüse de etkilidir.Yaptığınız 1 litrelik bir bitki çayının içine 30 gram meyan kökü katarak tüketimi yapılabilir.
Sarı Kantaron : Hypericin ve sudohypericin adı verilen iki bileşik sarı kantaronda bulunmaktadır.Uzmanların araştırmaların göre bu iki bileşik hiv virüsüne karşı etkili olduğu gözle görülmüştür.Günde birkaç kez bir bardak meyve suyuna 20-30 damla atarak tüketebilirsiniz. Sarı kantaron bitkisini kullanan kişilerin alkollü içicekler, nezle türü ilaçlar, tirozin ve turşulardan uzak durmalıdır.Hamile kişilerin veya hamilelikten şüphelenen bayanların bu bitkiyi kesinlikle tüketmemeleri tavsiye edilir.Bitkiyi tüketen kişiler de aşırı güneş ışınlarından uzak durmalıdır.
Aloe : Bağışıklık sistemini son derece kuvvetlendiren bu bitkinin içeriğinde acemannan adlı bir bileşik bulunmaktadır.Laboratuvarlarda yapılan araştırmalar sonucu acemannan bileşiğinin hiv virüsüne karşı etoldukça etkili olduğu görülmüştür.Günde en fazla kullanmanız gereken miktar günde 4 kez 250 miligram kadardır.Aloe suyunu iletişim bölümünden bizlere siparişte edebilirsiniz.
Dul Avrat Otu : Ana vatanı Türkiye ve iran olan bu bugün asya avrupa ve japonyaya kadar görülmektedir.Yapılan çalışmalar sonucu dulavrat otu özütünün HIV’e karşı etkili olduğu görülmüştür.
Armut : Bağışıklık sistemini uyandırır.Kafeik asit ve klorojenik asit bakımından son derece zengin bir vitamin kaynağıdır.Bilim adamları armutun hiv virüsüne karşı etkili olduğunu ispatlamışlardır.
Benzer Yazılar
Nezle ve Soğuk Algınlığı
Herkesin yakalanabileceği bir hastalıktır. Virüslü, alerjik ve ve vazomotor olmak üzere üç tip nezle vardır. Devamı...Toplam 0 Yorum Yapılmış
Alttaki formu doldurup yorumunuzu ekleyebilirsiniz


